Sıkça Sorulan Sorular

Saç Restorasyonu Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Memnun Hasta
0 k+

En Sık Sorulan Sorularınızın Cevapları

Saç ekimi ağrılı mı yoksa acılı bir işlem midir?

İşlem local anestezi altında yapıldığı için operasyon sırasında herhangi bir ağrı veya acı hissetmezsiniz. Anestezi iğnelerinden çekinen hastalarımız için sedasyonlu (iğnesiz/ağrısız) anestezi seçenekleri de sunulmaktadır.

  • Sapphire FUE: Safir uçlu özel bıçaklarla önceden kanallar açılır ve toplanan kökler bu kanallara yerleştirilir. Geniş alanlarda yüksek greft sayılarına ulaşmak için idealdir.

  • DHI (Choi Pen): Kanal açma ve kök yerleştirme işlemi özel bir kalem yardımıyla aynı anda yapılır. Özellikle saçını tamamen tıraş ettirmek istemeyenler ve mevcut saçların arasına sıklaştırma yaptırmak isteyenler için tercih edilir.

Hayır, dökülmez. Saç ekiminde kullanılan donör bölge (ense ve iki kulak arası), genetik olarak dökülmeye dirençli saç köklerinden oluşur. Bu bölgeden alınıp ekilen saçlar ömür boyu kalıcılığını korur.

Zorunlu olmamakla birlikte strongly tavsiye edilir. Operasyon sonrasında uygulanan PRP (Platelet Rich Plasma) veya saç mezoterapisi, ekilen köklerin beslenmesini hızlandırır, tutunma oranını artırır ve mevcut zayıf saçları güçlendirerek dökülmesini engeller.

Evet, kadınlara da başarıyla saç ekimi yapılmaktadır. Kadınlarda dökülme genelde bölgesel değil, genetik veya hormonal nedenlerle saç geneline yayılan bir seyrelme şeklinde olur. Kadın hastalarda çoğunlukla saçlar tamamen kazıtılmadan, tıraşsız DHI yöntemi tercih edilir ve mevcut saç köklerine zarar vermeden aralara sıklaştırma yapılır.

Ense bölgesindeki donör alanın yetersiz olduğu durumlarda evet yapılabilir. En uygun ikincil donör bölge sakal altı (çene altı) bölgesidir; buradaki kökler oldukça güçlüdür. Sakal kökleri genellikle ön saç çizgisine değil, tepe bölgesindeki hacmi ve sıklaşmayı artırmak için saç aralarına ekilir.

Evet. Yanlış açıyla ekilmiş, çim adam görüntüsü oluşturan veya yeterince sık çıkmayan saç ekimleri revizyon (düzeltme) operasyonu ile iyileştirilebilir. Hatalı ekilen kökler çıkarılıp açıları düzeltilerek yeniden ekilebilir ve donör alanda yeterli kök varsa alan yeniden yoğunlaştırılır.

Skar (yara/yanık izi) dokusu üzerine ekim yapılabilir. Ancak bu bölgelerde kan dolaşımı normal deriye göre daha az olduğu için operasyon öncesinde dokunun kanlanma durumu değerlendirilir. Uygun vakalarda yüksek tutunma oranıyla başarılı sonuçlar alınmaktadır.

  • Şapka: Operasyondan 3-4 gün sonra, ekim alanına sürtünmeyecek bol ve sert yapılı şapkalar takılabilir.

  • Saç Kesimi: İlk 2 ay ekim alanına sadece makas ile müdahale edilmeli, kazıtma/tıraş makinesi kullanılmamalıdır.

  • Boya / Kimyasal: Saç boyatma veya jöle/sprey kullanımı için en az 6 ay beklenmesi önerilir.

İlk 10-14 gün boyunca ekilen köklerin yastığa temas etmemesi ve ödemin çabuk dağılması için sırtüstü, yaklaşık 45 derecelik açıyla ve özel bir boyun yastığı (seyahat yastığı) kullanılarak yatılması gerekir. Yüzüstü veya yan yatılmamalıdır.

Saç ekimi kimler için uygundur?

Saç dökülmesi tamamlanmış veya belirli bir seviyeye gelmiş, donör bölgesinde (genellikle ensede) yeterli ve sağlıklı saç kökü bulunan, genel sağlık durumu operasyona engel teşkil etmeyen 18 yaş üzerindeki kadın ve erkek herkes için uygundur.

Evet, özellikle DHI tekniği ve bölgesel ekimlerde saçların tamamı kesilmeden ekim yapılabilmektedir. Özellikle kadın hastalar ve sosyal hayatına hemen dönmek isteyen erkek hastalar tarafından sıkça tercih edilmektedir.

Modern FUE ve DHI tekniklerinde mikron boyutunda uçlar kullanıldığı için operasyon sonrasında belirgin veya gözle görülür bir iz kalmaz. Donör alandaki küçük noktalar iyileşme sürecinde tamamen kaybolur.

Genel sağlık durumu uygun olan ve yeterli donor alana (genellikle ense bölgesi) sahip 18-65 yaş arası herkese saç ekimi yapılabilir. Ancak dökülmenin tipine ve devam edip etmediğine bağlı olarak en ideal yaş aralığı uzman muayenesiyle belirlenir.

Hastalarımız genellikle operasyondan 2-3 gün sonra iş ve sosyal hayatlarına dönebilirler. İlk birkaç gün kafa bölgesini darbelerden korumak ve aşırı yorucu aktivitelerden kaçınmak yeterlidir.

İlk gözle görülür sonuçlar 3. ve 4. aylarda başlar. 6. ayda saçların yaklaşık %50-60’ı çıkmış olur. Nihayi ve tam sonucu görmek ise başın tepe veya ön bölgesine bağlı olarak 12 ile 18 ay arasını bulur.

Saç ekiminde başkasına ait saç kökleri kullanılamaz (doku reddi yaşanır). Ancak kendi donor alanınız yetersizse, sakal altı gibi bölgelerden destek kök alımı yapılabilir.

DHI tekniğinde kökler özel Choi kalemlerinin içine yerleştirilir ve direkt cilde enjekte edilir. En büyük avantajı; var olan sağlıklı saçlara zarar vermeden aralara sıklaştırma yapılabilmesi, kanal açma süreci olmadığı için kanamanın az olması ve saçın çıkış yönünün ve açısının çok daha hassas ayarlanabilmesidir.

Mikromotor FUE, köklerin çok daha hızlı ve yüksek sayılarda (greft) toplanmasını sağlar; bu da operasyon süresini kısaltır. Manuel FUE ise köklerin elle tek tek çıkarılmasıdır. Günümüzde uzman bir ekip tarafından doğru hız ayarıyla kullanılan mikromotor FUE, hem kök sağlığı hem de yüksek greft sayıları için en etkili standarttır.

Doğal bir görünümün sırrı ön saç çizgisinin tasarımındadır. Ön hatta tekli greftler (tek kılı olan kökler) kullanılır ve girintili çıkıntılı, hafif düzensiz bir hat oluşturulur. Ayrıca saçların çıkış açısı (genellikle 40-45 derece) ve yönü hastanın doğal saç yapısına birebir uygun olarak ayarlanmalıdır.

SİNA ZEN HEALTH GROUP

Deneyimli uzmanlarla iş birliği yaparak, güvenli ve güvenilir işlemlerden faydalanmanızı sağlıyoruz.